Yaşar Kemal’in Kaleminden Bir Anadolu Trajedisi: “Yılanı Öldürseler”

Bir çocuğun akrabaları ve yaşadığı çevre tarafından annesini öldürmeye zorlanmanın hikayesidir Yılanı Öldürseler.

Roman , Adana Çukurova’da bir köyde geçer. Hasan 9 yaşındadır. Babası Halil, annesi Esme ‘dir. Halil Esme’yi zorla kaçırıp evlenmiştir. Abbas, Esme’nin Halil ile zorla evlendirilmeden önceki sevdiği kişidir.

Bir akşam aile üyeleri evde yemek yerken Abbas gelir ve Halil’i öldürür. Bundan sonra başlayan kan davası sonucunda Hasan’ın amcaları Abbas’ı öldürür. Hasan’ın büyükannesi olayların suçlusu olarak Esme’yi gösterir. Hasan’ın amcaları da annelerinin baskısıyla Hasan’ın Esme’yi öldürmesini isterler. Bazı köylüler de aynı baskıyı yapar. Babasının kanı yerde kaldığı için yılan, kertenkele, çekirge ve çeşitli canlılar kılığına girerek köyde dolaştığı rivayeti , köylülerin dilinden düşmez. Köylü, ailesi ve Hasan hakkında her türlü dedikoduyu yayarak durmaksızın konuşur. Baskıya dayanamayan Hasan, babasına ait olan ve amcasının ona verdiği silahla annesini öldürür..

Yılanı Öldürseler, bireysel bir trajediden çok daha fazlasıdır. Yaşar Kemal, Anadolu’nun ataerkil yapısını, mahalle baskısını, namus kavramını tüm çarpıcılığıyla gözler önüne serer. Hasan’ın etrafındaki yetişkinler onu sürekli telkinlerle, korkuyla ve baskıyla “adam etmeye” çalışırken, aslında onu bir trajedinin başrolüne iterler.Roman, sadece fiziksel değil, ruhsal bir cinayetin de işlendiğini anlatır. Yaşar Kemal, Hasan’ın çocukluktan kopuşunu ve toplum tarafından nasıl şekillendirildiğini anlatır.

Bana bu romandan neler çıkardın diye sorarsanız işte cevabı

Roman, bir çocuğun üzerinden toplumun geleneksel rollerinin nasıl bir baskı unsuru haline geldiğini gözler önüne serer. Hasan, henüz çocukken “adam olmanın” yolunun, topluma uymaktan ve şiddete başvurmaktan geçtiği öğretilerek biçimlendirilir.

Gelenek, sorgulanmadan uygulandığında adaletsizlik yaratabilir.

Hasan’ın içine düştüğü çıkmaz, çevresindeki insanların şiddeti olağanlaştırmasından kaynaklanır. Şiddet haklılaştırılır. Çocuklara verilen mesaj nettir: Erkeksen gücünü göstereceksin, gerekirse öldüreceksin.

Şiddetin öğretilmesi, sadece bireyi değil toplumu da zehirler.

Roman boyunca Hasan’ın sessizliği, yaşadıklarını sindirmeye çalıştığı bir çığlığa dönüşür. Çocuklar, yaşadıkları travmalara ses veremezse, o sessizlik bir gün çok daha yıkıcı bir biçimde patlar.

Bir çocuğun duygularını bastırmak, onun geleceğini karartmaktır.

Anne, baba, akrabalar, hatta komşular… Hepsi Hasan’ın karakterine bir tuğla koyar. Ancak kimse onun duygularını anlamaya çalışmaz. Bu da şu gerçeği ortaya koyar:

Çocuklar, cehaletle ve korkuyla şekillendirilebilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir